Calendar

March 2010
SunMonTueWedThuFriSat
 << < > >>
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031   

Who's Online?

Member: 0
Visitor: 1

Announce

rss Syndication

Archives

Links

    Alerji, sanayileşmiş ülkelerin problemi





    Yapılan araştırmalar, alerjik rahatsızlıklara en çok
    sanayileşmiş ülkelerde rastlandığını ortaya koyuyor. Sadece Avrupa'da saman
    nezlesi, nefes darlığı, yemek maddelerine ve çeşitli tozlara karşı alerjiden
    yakınanların sayısı 80 milyonu buluyor. Avrupa genelinde alerjiden kaynaklanan
    performans düşüklüğü ve Zayıflamaların ekonomiye faturası en az 25 milyar Euro.
    ABD'de her yıl bilimsel olmayan alerji tedavi yöntemlerine 10 milyar dolar
    harcanıyor.



     



     



    Dünya Sıhhat Örgütü verilerine göre, dünya genelindeki 150
    milyon nefes darlığı hastasının yarısının rahatsızlıkları, aslında alerjik
    sebeplere dayanıyor. Buna rağmen alerjik rahatsızlıklar hala yeterince ciddiye
    alınmıyor, bazen işten izin ünya genelindeki 150 milyon nefes darlığı
    hastasının yarısının rahatsızlıkları, aslında alerjik sebeplere dayanıyor. Buna
    rağmen alerjik rahatsızlıklar hala yeterince ciddiye alınmıyor, bazen işten
    izin almak için bahane olarak görülüyor. Uluslararası bir araştırma, Doğu ve
    Batı Avrupa ülkeleri arasında nefes darlığı ve alerjik rahatsızlıkların görülme
    sıklığının farklı olduğunu ortaya koydu. Yunanistan ve Arnavutluk, alerjiye en
    nadir rastlanan ülkeler olurken, en çok alerji vakası ise İngiltere'de
    görülüyor. Hindistan, Çin ve Gürcistan'da alerjik Zayıflamaların görülme oranı
    çok düşük. Bu durum batılı ülkelerdeki hayat vacipları ve tarzının, alerjik
    rahatsızlıkların ortaya çıkmasına zemin hazırladığını gösteriyor.



     



     



    Ailesi alerjiden mustarip olan Danimarkalı bir işadamının
    girişimiyle Almanya'nın başkenti Berlin'de kurulan Avrupa Alerji Araştırma
    Vakfı'nın sloganı "Alerjiye rağmen hayat kalitesini yakalamak",
    vakfın faaliyet alanına sadece alerji araştırmaları değil, halkın alerjiler ve
    tedavi yöntemleri mevzusunda bilgilendirilmesi de giriyor. Avrupa Alerji Araştırma
    Vakfı, çalışmalarını ilaç şirketlerinden bağımsız yürütmeyi amaçlıyor. Vakfın
    yöneticisi uzman doktor Thorsten Zuberbier, aynı zamanda 25 araştırma
    kuruluşunun dahil olduğu Avrupa Alerji ve Nefes darlığı Bilgi Ağı'nın da genel
    sekreterliğini yapıyor. Vakfın amacı şu şekilde özetleniyor:



     



     



    "Biz, gelecekte anaokuluna başlayan bir çocuğun,
    örneğin çeşitli yemek maddelerine karşı alerjisi varsa anlayışsızlıkla
    karşılanmamasını istiyoruz. Alerjisi olan yetişkinleri, nerede tedavi olacağını
    bilmediği için, iş yerindeki performansın düşmesini istemiyoruz"



     



     



    Günümüzde klasik alerji türlerine karşı etkili ve yan etkisi
    aza indirgenmiş ilaçların mevcut olduğunu ifade eden Zuberbier, modern
    antihistamin tabletlerin bu ilaçlara bir örnek olduğunu vurguluyor. Pek çok
    kişinin alerjileriyle yeterince mücadele etmediğini kaydeden Thorsten
    Zuberbier, "Pek çok kişi ilaç almaktan korktuğu için, hiç bir şey
    yapmamakla kendisine zarar vermediğini düşünüyor. Ama hiç bir şey yapmamanın da
    bir davranış biçimi olduğunu unutuyorlar. Bir girişimde bulunulmadığı taktirde,
    süreç işliyor ve vücudun alerjik bölgeleri zarar görüyor. Anlamsız testler ve
    tedavi biçimlerine yok yere para harcanıyor. ABD'de her yıl bilimsel olarak
    tanınmayan tedavi yöntemlerine harcanan para 10 milyar. Sadece tıp tarafından
    sınanmış ve sonuç alınmış tedavi yöntemleri hastalara çare olabilir" dedi.



     çevrimdışı Add to 's
    Reputation Kurallara Aykırı Mesajı Bildir  
            



     


    Admin · 30 views · 4 comments
    10 Jan 2009

    BASİLYEL VAGİNOZ





     



    Vaginada, normalde bulunan laktobasillerin asit üretimi ile,
    ortam asit reaksiyondadır ve birçok basil vaginada üreyemez. İlaç kullanımı
    gibi sebepler laktobasilleri etkileyerek reaksiyonunu azaltır ve bu ortamda
    çeşitli basiller, özellikle anaerop basiller ve mantarlar üreyebilir. Basilyel
    vaginoz etkeni olan Gardnarella vaginalis vaciplar uygun olduğunda vaginada
    üreyip iltp yaparak basilyel vaginoz oluşturur. Bu zayıflamata vaginadan kötü
    kokulu akıntı gelir, vaginada kaşıntı olabilir. Erkek infekte olsa da beliti
    görülmez. Belirti görüldüğünde tedaviye başlanır ve kolay tedavi edilir.
    Tedavide genelde metranidazol kullanılır.



     



    KLAMİDİYOZ



    Çok yaygın görülen bu zayıflamayın etkeni chlamydia
    trachomatis adlı mikroorganizmadır, zayıflamayın kuluçka süresi 1-2 haftadır.
    Kadında servisit ve üretrite neden olur. Erkekte peniste akıntı olur,
    çoğunlukla sabahları bir damla şeffaf akıntı,dizüri görülür. Kadında vagina
    mükopürülan akıntı,dizüri, vulva ve perinede hafif kaşıntı ve karın acısı olur.
    Klamidyozda bazen hiç bir belirti görülmeyebilir, fakat kişi bulaştırıcıdır.
    Bel soğukluğu ile birlikte bulunabilir. Gebe sırasında anneden bebeğine
    bulaşabilir. Klamidyoz kolay tedavi edilebilir. Tedavi edilmezse; kadında
    salpenjite, ektopik gebeliklere ve infertiliteye neden olabilir. Erkekte de
    infertiliteye yol açabilmektedir. Tedavide doksisilin, tetrasiklin, azitromisin
    ya da ofloksasin seçeneklerinden biri kullanılmalıdır.



     



    KANDİDA VAJİNİTİ



    Etkeni kandida cinsi mantarlar, özellikle Candida
    albicans'tır. Zayıflama hafif seyirlidir. Cinsel ilişki olmadan da insana
    bulaşabilir. Fazla yorgunluk, stres, OKS kullanımı diyabet, gebelik, fazla ve
    uzun süreli ilaç kullanımı enfeksiyonu kolaylaştırır. Kuluçka dönemi 2-5
    gündür. Kadınların çoğunda özellikle gebelikte hiç bir belirti yoktur.
    Kadınlarda disparoni, dizüri, vaginadan peynirimsi beyaz akıntı, vulvada yanma
    ve kaşıntı, vajen ve vulvada ödem ve hiperemi görülebilir. Erkekte çoğunlukla
    belirti görülmez, penisin ucunda kızarma ve kaşıntı olabilir. Tedavi kolaydır,
    antimikotik maddeler kullanılır. Belirtiler olduğunda tedaviye başlanmalıdır.



     



    ÜRETRİT VE SERVİSİT



    En sık görülen nedenleri Neissezayıflama gonorrhoeae ve
    Chlamidia trachomatis dir. Servisiti olan kadınlarda anormal vaginal akıntı
    olabilirse de çoğu zaman semptom yoktur. Çoğu zaman farklı nedenlerle yapılan
    jinekolojik muayenelerde saptanır. Başlıca iki tip semptomatik servisit vardır:



     



    Enfeksiyöz: Servikal kanal epitelinde enfeksiyon vardır.
    Epitel serviksin dış ağzından vajene doğru dışa dönmüştür. Eğer tedavi
    edilmezse uterus ve adneksleri tutarak PID ye neden olur.İki ana nedeni gonore
    ve klamidyadır.



    Ektopik: Normal kanal epiteli vajene doğru kanal dışına
    dönmüşütr. 16 yşından küçüklerde ve oral kontraseptif kullananlardadaha sık
    görülür. 35 yaş üzeri kadınlarda çoğunlukla neden mekanik, kimyasal travmalar
    veya HPV gibi viral enfeksiyonlardır.



     



    Tedavi etkene yönelik yapılmalıdır. Tedavi edilmezse
    infertiliteye neden olabilir.



     



    GENİTAL HERPES



    Tedavisi olmayan tekrarlayan ülserlerle karakterize viral
    bir zayıflamadır.Olgularda özellikle HSV-2 yanında az olarak HSV-1 ile enfeksiyonda
    sözmevzusudr. Bulaşma cinsel ilişki ile olur.Kuluçka süresi 2-20 gündür. Zayıflama
    kaşıntılı ve yanmalı lokalize eritemli bir plkala başlar. Daha sonra eritemli
    zeminde veziküller ve bu veziküllerin spontan rüptürü ile ortaya çıkan
    girintili çıkıntılı kenarlı ülserlerin görülmesi zayıflama için tipiktir.Ateş,
    halsizlik, ağrılı LAP lar görülebilir. Primer enfeksiyondan sonra rekürren
    enfeksiyonlar görülür. Tedavide ilk epizodda ve rekürren epizodlarda asiklovir
    kullanılır.Cinsel eşde tedavi edilmelidir.



     



    GENİTAL SİĞİL (KONDİLOMA AKÜMİNATUM)



    Genital ve anal siğillerin nedeni human papilloma virüstür.
    Kuluçka dönemi 9-12 aydır. Lezyonlar tek ya da çok sayıda, yumuşak, acısız,
    karnıbahar görünümünde olup genelde anüs, vulvozayıflama bölge, penis, üretra
    ve perinede yerleşir.Tnı tipik görünüme dayanır. Cinsel ilişki ile bulaşır.
    Tedavisi çok doyurucu değildir. Tedavide kriyoterapi, podofilin, veya
    trikloroasetik asitkullanılır. Servikal kanserlerle ilintilendirilmektedir.



     



    MOLLUSKUM KONTAGIOZUM



    Etkeni poxvirus grubundan Molluscum contagiosum dur. Cinsel
    ilişki dışında vücut teması veya ortak kullanılan havlu ya da eşyayla da
    bulaşabilir. Kuluçka süresi 1 hafta ile 6 ay arasında değişir. 2-4 mm çapında,
    bazen daha büyük, kül renginde inci gibi siğile benzer nodüller oluşur, tek tek
    ya da gruplar halinde görülür. Nodüller genital bölgede, kollarda, bacaklarda,
    ve saçlı deride bulunabilir. Kaşınma ve ağrı olabilir. Çoğunlukla kendiliğinden
    iyileşme görülür. Tedavide her lezyon sıkılıp içindeki peynirimsi madde çıkarılır
    ve içine fenol uygulanır.



     



    TRİKOMONİYAZİS



    Etkeni protozoon cinsinden Trichomonas vaginalisdir.
    Kdınlarda vajen ve serviksde erkekde üretra ve prostatda enfeksiyona neden
    Oldukça yaygın, hafif seyirli, kuluçka süresi 4-20 gün olan bir CYBH dır. Vücutta
    uzun süre bulunduğu halde belirti vermeyebilir. Erkekte belirti çok seyrek
    görülür. Bazen sabahları penisin ucunda hafif bir akıntı olur, idrar yaparken
    hafif yanma olabilir. Kadında da semptom olmayabilir ya da vaginal akıntı,vajen
    ve vulvada kaşıntı şikayeti olabilir. Akıntı köpüklü, sarı yeşil renkte ve çok
    kötü kokulu olabilir, bazen ağrı vardır. Tedavide metronidazol kullanılır.
    Eşlerin tedaviside önemlidir.



     



    UYUZ



    Uyuz zayıflamayını oluşturan parazit kene türü Sarcoptes
    scabiei dir. Dişi parazit deride incecik tüneller açarak yumurtalarını bırakır.
    3-4 gün sonra yumurtalar açılır ve 18 günde parazit erişkin şekle geçer. Uyuz
    fazla kaşıntı yaparak rahatsızlık verir. Tipik olan parmak aralarındaki
    kaşıntılardır. Uyuz kişi ile yakın temasta parazitin geçişi sonucu bulaşır.
    Böcekler vücuda geldikten 3 hafta sonra vücutta çoğunlukla akşam ve gece
    kaşıntı başlar, kaşıntı yatakta çok artar, özellikle bilekte ve parmaklar
    arasında, kırmızı-mor nokta şeklinde tünellerin ağızları görülür. Genital
    bölgede de küçük morumsu noktalar görülebilir. Fazla kaşıntı derinin
    yaralanmasına sebep olur. Uyuz tedavi ile kolayca iyileşir. İlaçla ölen uyuz
    parazitleri deride allerjik reaksiyon yapabilir ve kaşıntıya sebep olurlar.
    Birlikte yaşayan kişilerin beraber tedavi olmaları gerekir.



     



    KASIK BİTİ



    Kuvvetli bacakları ile kıla tutunan kasık biti özellikle
    pubisteki, kasıktaki ve genital bölgedeki kıllara yerleşir. Vücudun ön kol,
    göğüs gibi diğer kısımlarına da yerleşebilir. Deriden kan emer ve kaşıntı
    yapar. Deride kırmızı morumsu lekeler görülür. Tedavisi kolaydır, bit öldüren
    ilaçlar deriye sürülür. Bir hafta sonra tekrar ilaç sürerek yumurtadan çıkan
    yavrular da öldürülür. Tedaviye başlandığında çamaşırlar, yatak takımları
    ilaçlanıp yıkanmalı, kasık biti ve yumurtalarından arındırılmalıdır.


    Admin · 214 views · 1 comment
    30 Dec 2008

    FRENGİ (SİFİLİZ)





     



    Frengi çok tehlikeli, kuluçka süresi 2-12 hafta olabilen bir
    zayıflamadır. Frenginin etkeni spiroket cinsinden treponema pallidumdur.Kronikleşmeye
    eğilimlidir ve başlangıcından itibaren sistemik belirtiler verebilir. İlk
    yerleştiği yer penis, vagina anüs va ağız olabilir. Frengide bir veya daha
    fazla sayıda, üstü açık, bir cm boyutlarında sert ve acısız "şankır"
    denilen yaralar oluşur. Vagina ve anüsün içinde olduğunda şankır görülemez.
    Etken daha sonra kan yolu ile bütün vücuda yayılır. Kasık ve boyun lenf bezleri
    şişebilir. Tedavi edilmezse de şankır kendiliğinden iyileşir. Şankırın
    iyileşmesi zayıflamayın geçtiği anlamına gelmez, frenginin ikinci dönemi
    başlar; ellerde, ayaklarda ve vücudun diğer kısımlarında kırmızılıklar oluşur
    ve bir süre sonra geçer. Ayrıca baş ve boğaz acısı, ateş yorgunluk, saç
    dökülmesi, genital bölgede siğile benzer döküntüler olur. Tanıda serolojik
    testler ( VDRL, RPR) kullanılır. Gebelikte anneden çocuğa frengi geçer. Frengi
    penisilin tedavisi ile tamamen iyileşebilir. İlk ve ikinci dönemde tedavi
    edilmezse etken vücutta kalır ve zayıflamayın uyuyan dönemi başlar. Kişi zayıflamayın
    farkında değildir, ancak yapılan test zayıflamayı belirler. Yıllar geçince
    beyin harabiyeti sonucu akıl zayıflamayı, omurilik harabiyeti sonucu felç, kalp
    Zayıflamarı, körlük ve kemik iltpları ortaya çıkar.


    Admin · 32 views · 1 comment
    30 Dec 2008

    BEL SOĞUKLUĞU (GONORE)





     



    Çok yaygın görülen bu zayıflamayın etkeni gonokoklardır. Zayıflamayın
    kuluçka süresi 2-6 gündür. Üretra (dış idrar yolu), vagina, anüs, ve boğaz
    mukozası iltplanır. Erkekte üretra ağzından sarı yeşilimsi akıntı mevcuttur.
    İdrar yaparken yanma ve ağrı vardır, sık sık ve az miktarda idrara çıkılır.
    Bazen hiç belirti olmayabilir. Kadında çoğunlukla belirti yoktur. Normalde
    görülen vagina akıntısı artabilir, yeşil veya sarı renkte ve kötü kokuludur.
    İdrar şikayetleri bulunabilir. Kadında ve erkekte akıntı ağıza bulaştığında
    boğaz enfeksiyonu olur, ağız içi ve boğaz kızarır ve ağrı vardır. Anüs infekte
    olduğunda genellikle belirti olmaz, anüste yanma ve hafif ağrı olabilir,
    dışkıda müküs ve kan görülebilir. Gonokok göze bulaştığında göz iltbı yapar. Gebe
    sırasında çocuğun gözüne bulaşıp iltplanmasına sebep olabilir. Belsoğukluğu
    kolay tedavi edilir. Kas içine uygulanan seftzayıflamakson ile birlikte
    doksisilin veya tetrasiklin türevleri ile tedavi yapılır. Hastanın cinsel eşine
    de tedavi verilir ve cinsel perhiz önerilir. Tedavi edilmezse, erkekte ve
    kadında infertiliteye neden olabilir.


    Admin · 31 views · 1 comment
    30 Dec 2008

    HIV İNFEKSİYONU VE ZAYIFLAMA





     



    Zayıflamanın etkeni HIV "Acguired Immune Deficiency
    Syndrome" kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur ve "Edinilmiş
    Bağışıklık Yetmezliği Sendromu" demektir. HIV girdiği vücutta enfeksiyon
    oluşturur. Özellikle CD4+T lenfositlerine yerleşir. Vücuda giren mikropları
    harap etme görevi olan CD4+T hücreleri artık bu görevi yapamaz ve vücudun
    bağışıklık sistemi giderek zayıflar. Bunun sonunda vücudun mikroplara karşı
    koyma yeteneği azalır ve ve yok olur. HIV enfeksiyonlunun ve ZAYIFLAMA
    hastasının kanında, sperm sıvısında veya vagina sıvısında HIV bulunur. HIV kan
    nakli ile, HIV'li kan bulaşmış kesici ve delici aletlerle, şırınga ve iğnesi
    ile bulaşır. En önemli bulaşma yolu cinsel ilişkilidir ve her türlü (vaginal,
    anal, oral) cinsel ilşki ile bulaşır. Sperm sıvısı, vagina sıvısı ve adet
    kanında bulunan HIV'ın ağıza girmeside bulaşmaya sebep olur. Gebelikte, gebe
    sırasında ve süt emzirmede anneden bebeğine HIV bulaşabilir. CYBH'ı olanlar ZAYIFLAMA'e
    daha duyarlıdırlar.



     



    Tanıda kullanılan anti-HİV testi ile kanında antikor bulunan
    kimseye "HIV pozitif" kişi denir. HIV taşıyıcısı enfeksiyonunu diğerlarına
    bulaştırabilir. Antikorlar HIV vücuda girdikten 3 ay sonra oluşurlar. Şüpheli
    durumdan 3 ay geçmeden test yapılmamalıdır. HIV enfeksiyonu başladıktan sonra ZAYIFLAMA
    zayıflamayının oluşması için geçen dönem 5-15 yıl gibi çok uzundur. Bu süre
    içinde kişi hiçbir belirti hissetmeyebilir. Bu süre sonunda zayıflayan
    bağışıklık sistemi pek çok hastalığa açık hale gelir. HIV enfeksiyonunda HIV'e
    karşı antikorlar oluşursa da bu antikorlar CD4+Thücrelerinin içine yerleşmiş
    olan HIV'e etkili olmazlar. Direnci azalan vücutta, HIV'in etkisi yanında
    çeşitli mikroplar (basil,mantar, virus, protozon) deri, solunum, sindirim,
    merkez sinir sistemi gibi muhtelif doku ve organlara yerleşip zayıflama
    oluştururlar; bunlara "fırsatçı enfeksiyonlar" denir. Ayrıca direnci
    kırılmış vücutta Kaposi sarkomu ve lenfoma gibi kanserler gelişebilir. HIV
    enfeksiyonu başladıktan sonra, kişinin yaşam koşullarına ve vücut direncine
    göre ZAYIFLAMA zayıflamayı belirtileri yılar sonra ortaya çıkar. ZAYIFLAMA'li
    hasta çok defa fırsatçı enfeksiyonların oluşturduğu komplikasyon sonucu ölür.



     



    .Zayıflamanın bugün için kesin tedavisi yoktur. Ancak
    tedavideki son gelişmeler hastaların daha uzun ve nitelikli bir ömür
    sürmelerini sağlamaktadır



     



    ZAYIFLAMA



    Etken olan Zayıflama virusu karaciğer iltbına( hepatit)
    neden olur. Kuluçka süresi 2-6 ay arasında değişir. Belirtileri yorgunluk,
    halsizlik, bulantı, karın acısı, bazen eklemlerde ağrı ve ateştir. Daha sonra
    sarılık belirir; gözlerin beyaz kısmı, bazen deri sararır. İdrarın rengi
    koyulaşır, dışkının rengi çok açılır. Belirtiler haftalarca bazen aylarca
    kalır. Zayıflama vakalarının %90'ında virus vücuttan tamamen yok olur ve
    belirtiler kaybolur; %5-10 vakada virus vücutta kalır, antikorlar meydana
    gelmez ve kişi taşıyıcı olur. Taşıyıcıda belirti yoktur ve Sıhhatli görülür %1 zayıflama
    vakası iyileşmez ve ölümle sonuçlanır. Virus infekte kişinin kanında, sperminde
    vagina sıvısında, ve tükürüğünde bulunur. Özellikle kanla ve cinsel ilişki ile
    bulaşır. Son yayınlarda oral bulaşmadan da söz edilmektedir. Kan nakli için
    alınan kanlar test edilmekte ve kan yoluyla bulaşan Zayıflamar mevzusudna
    taranıp öyle transfüzyonuna izin verilmektedir. Kişide zayıflama varsa kanı diğersına
    verilmez. Kanla bulaşmadan korunmak için viruslu kanla temas etgöğüslidir.
    Şırınga ve iğne, diş fırçası ve traş makinası bulaşmaya neden olabilir. Akut
    HBV enfeksiyonu tedavisinde etkene yönelik tedavi yoktur. Genellikle genel
    durumu düzeltmeye yarayan destekleyici önlemler kullanılır. Kronik
    enfeksiyonlarda ise viral replikasyon değerlendirilerek gerekirse interferon
    uygulanabilir. Vakaların %40 ında bu tedavi başarılı olabilmektedir. Bunun yanı
    sıra antiviral ilaçlar örneğin ZAYIFLAMA tedavisinde de kullanılan Lamivudine
    in HBV tedavisinde de etkili olduğunu gösteren çalışmalar vardır. Nadir olarak
    taşıycıda kronik karaciğer iltbı ve daha sonra kanser oluşur. Zayıflama'den
    korunmanın en önemli yolu aktif bağışıklamadır.


    Admin · 48 views · 1 comment
    30 Dec 2008

    Previous page  1, 2, 3, 4  Next page